Casey Stoner’dan Phillip Island itirafı: “Bir hata yaparsanız pist sizi affetmez!”

Phillip Island’da üst üste altı MotoGP zaferi kazanan Casey Stoner, efsaneleştiği pistin bilinmeyen zorluklarını anlattı. Avustralyalı eski dünya şampiyonu, “Burada asla rahatlayamadım. Küçük bir hata yaptığınızda çok acımasız olabiliyor ama her şeyi doğru yaptığınızda inanılmaz bir karşılık veriyor” dedi.

MotoGP tarihinin en özel pistlerinden Phillip Island, 2026 Avustralya Grand Prix’siyle şampiyonaya veda etmeye hazırlanıyor. 2027 yılından itibaren Avustralya yarışına Adelaide ev sahipliği yapacak.

Bu tarihi hafta sonu öncesinde Phillip Island denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan Casey Stoner, pistte yaşadığı unutulmaz anları ve başarılarının ardındaki zorlukları anlattı.

2007-2012 yılları arasında Ducati ve Honda motosikletleriyle kendi evinde üst üste altı kez kazanan Stoner, bu etkileyici seriye rağmen Phillip Island’da hiçbir zaman kendisini tamamen rahat hissetmediğini söyledi.

Üstelik pistin üçüncü virajı bugün onun adını taşıyor.

“Phillip Island’da en büyük sorun gücü yere aktarabilmekti”

Eski MotoGP sürücüsü Chris Vermeulen’in YouTube kanalına konuk olan Stoner’a, Phillip Island’ın neden kendi sürüş tarzına bu kadar uygun olduğu soruldu.

Avustralyalı efsane, pistin yüksek hızlı karakteri ve düşük yol tutuş seviyesinin kendisine avantaj sağladığını ancak bunun ciddi zorlukları da beraberinde getirdiğini belirtti.

“MotoGP’de en zor şey motosikletin gücünü yere aktarabilmekti. Lastiklerin yarış sonuna kadar dayanmasını sağlamak da büyük bir mücadeleydi.”

Stoner’a göre Phillip Island’ın kaygan ve hızlı yapısı, motosikletin kontrollü şekilde kaymasına izin veriyordu.

“Yüksek hızların ve düşük yol tutuşunun motosikletin biraz daha hareket etmesine, kaymasına izin verdiğini düşünüyorum.”

“Bu durum, çocukluğumuzda toprak pist yarışlarında öğrendiğimiz sürüş tarzına uygundu. Dolayısıyla burada ritmimi bulmam biraz daha kolay oluyordu.”

Toprak pist geçmişinin kendisine sağladığı avantaj, özellikle MotoGP’nin güçlü motosikletlerini kontrol ederken belirleyici oldu.

“Bir anda 200 km/s hızla çakıl havuzunda bulabilirsiniz kendinizi”

Stoner, Phillip Island’daki başarısının arkasında yalnızca hızın değil, sürekli risk yönetiminin bulunduğunu vurguladı.

Küçük sınıflarda yarışırken pisti sevmediğini belirten Avustralyalı, 250 cc döneminde hızlanmayı başarsa da 2005 yılında yaptığı hatayla iyi bir sonucu kaçırdığını hatırlattı.

“125 cc’de buradan keyif almıyordum. 250 cc’de oldukça hızlı hale gelmiştim ama ne yazık ki 2005’te fırsatı kendi hatamla kaybettim.”

“Büyük motosiklete geçtiğimde birkaç yılın ardından piste alıştım. Ama mesele her zaman riski yönetmekti.”

Stoner, Phillip Island’ın sürücülere ne kadar hızlı ceza kesebildiğini ise çarpıcı sözlerle anlattı:

“Bu pist sizi bir anda cezalandırabilir. Her şey yolunda giderken bir bakmışsınız 200 km/s hızla çakıl havuzundasınız. Ağzınızdan taşları çıkarırken ‘Ben neyi yanlış yaptım?’ diye düşünüyorsunuz.”

“Aynı virajı bir önceki turda sorunsuz geçmiştiniz”

İki kez MotoGP dünya şampiyonu olan Stoner, özellikle Miller virajında yaşanan ön lastik tutuş kaybının ne kadar öngörülemez olabildiğine dikkat çekti.

“Miller virajına girerken ön taraf bir anda kayabilir. Sonra yine ‘Bir önceki turdan farklı ne yaptım?’ diye düşünürsünüz.”

Bu belirsizlik, Stoner’ın pistte hiçbir zaman tamamen rahatlamamasının en önemli nedenlerinden biriydi.

“Burası beni sürekli tetikte tutuyordu. Phillip Island’da asla rahatlayamadım.”

“Pistle ilgili bütün deneyimim, gereksiz risk almadan nasıl hızlı gidebileceğimi çözmeye çalışmak üzerine kuruluydu.”

“Dışarıdan kolay görünüyordu ama hiç de öyle değildi”

Stoner’ın Phillip Island’daki sürüşü, özellikle uzun ve hızlı virajlarda motosikleti kontrol etme becerisiyle hafızalara kazındı.

Ancak Avustralyalı efsaneye göre televizyon ekranlarından son derece akıcı görünen turların ardında sürekli bir mücadele vardı.

“Dışarıdan ne kadar rahat görünürse görünsün, bazen hiç de öyle değildi!”

Stoner, özellikle kendi adını taşıyan üçüncü virajda ve Doohan olarak bilinen ilk virajda rüzgârın büyük tehlike oluşturduğunu söyledi.

“Özellikle Stoner virajında ya da birinci viraj Doohan’da yandan gelen rüzgâr sizi yakaladığında durum çok zorlaşabiliyordu.”

Ardından Phillip Island’ın karakterini tek cümleyle özetledi:

“Biraz hata yaptığınızda çok acımasız bir pist. Ama her şeyi doğru yaptığınızda da inanılmaz derecede ödüllendirici.”

Altı yıl üst üste kazandı, pistin efsanesi oldu

Casey Stoner’ın Phillip Island’daki başarıları, MotoGP tarihinin en etkileyici ev sahibi galibiyet serilerinden biri olarak öne çıkıyor.

Avustralyalı sürücü, 2007’den 2012’ye kadar düzenlenen altı MotoGP yarışının tamamını kazanmayı başardı.

Ducati ile başlayan bu seri, Honda ile devam etti ve Stoner’ın 2012 sezonunun sonunda MotoGP’den emekli olmasıyla sona erdi.

Phillip Island’ın üçüncü virajına adının verilmesi de Avustralyalı sürücünün pistle kurduğu özel bağın simgelerinden biri oldu.

Phillip Island, MotoGP’ye veda ediyor

2026 Avustralya Grand Prix’si, Phillip Island’da düzenlenecek son MotoGP yarışı olacak.

Şampiyona, 2027 sezonundan itibaren Avustralya Grand Prix’si için Adelaide’e taşınacak.

Bu nedenle 23-25 Ekim tarihlerindeki yarış hafta sonu, hem sürücüler hem de MotoGP taraftarları açısından tarihi bir anlam taşıyor.

Cuma günü serbest antrenmanlarla başlayacak etkinlik öncesinde hava tahminleri de hafta sonunun zorlu geçebileceğine işaret ediyor.

Cuma günü güneşli hava beklenirken cumartesi ve pazar günleri daha düşük sıcaklıklarla birlikte sağanak yağış ihtimali bulunuyor.

Rüzgâr, düşük yol tutuşu ve değişken hava koşulları, Phillip Island’ın son MotoGP yarışında yine belirleyici olabilir.

Casey Stoner’ın altı yıl boyunca hükmettiği bu efsanevi pist, MotoGP takviminden ayrılmadan önce bir kez daha sürücülerin cesaretini ve yeteneğini sınayacak.

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!