Kategori: MotoGP

Yamaha’dan yeni patent: Salıncakta değişken kırılma açısı

Yalçın Çeker 🕒 12 Şubat 2026

Yamaha’dan yeni patent: Salıncakta değişken kırılma açısı

MotoGP’de teknik gelişim yarışının hız kesmeden sürdüğü bir dönemde Yamaha’nın aldığı yeni patent, arka süspansiyon mimarisinde radikal bir yaklaşımı gündeme taşıdı. Japon üretici, salıncak (arka maşa) yapısında “değişken kırılma açısı” sağlayan bir sistem için patent başvurusu gerçekleştirdi. Bu çözüm, özellikle çekiş, arka tutunma ve motosikletin hızlanma karakteri üzerinde doğrudan etki yaratabilecek potansiyele sahip.

Patent sisteminin temel prensibi

Patent dokümanlarına göre Yamaha’nın çözümü, salıncağın yapısal geometrisinin yük ve sürüş koşullarına bağlı olarak değişebilmesini hedefliyor. Klasik salıncak tasarımında açı ve pivot noktası sabitken, bu yeni konseptte salıncak belirli bir esneklik veya mekanik bağlantı üzerinden kontrollü bir kırılma açısı oluşturabiliyor.

Bu sayede arka tekerleğin zincir hattı, anti-squat davranışı ve ağırlık transferi dinamik olarak ayarlanabiliyor. Özellikle sert frenaj sonrası gaz açma anında motosikletin yere basma karakterinin optimize edilmesi amaçlanıyor.

MotoGP bağlamında teknik etkileri

Modern MotoGP’de arka tutunma, elektronik müdahaleler ve aerodinamik yük ile birlikte performansın merkezinde yer alıyor. Yamaha’nın son dönemde özellikle çekiş ve viraj çıkışı performansı konusunda rakiplerine kıyasla geride kaldığı biliniyor. Değişken kırılma açısına sahip bir salıncak, şu alanlarda avantaj sağlayabilir:

  • Viraj çıkışında daha stabil arka aks davranışı

  • Gaz açma anında daha kontrollü zincir gerilimi

  • Mekanik tutunmanın elektronik sistemlerle daha uyumlu çalışması

  • Lastik aşınmasının daha dengeli dağılımı

Anti-squat karakterinin dinamik şekilde yönetilebilmesi, özellikle düşük ve orta hızdaki viraj çıkışlarında zaman kazancı anlamına gelebilir.

Regülasyon ve uygulanabilirlik

MotoGP teknik kuralları aktif süspansiyon sistemlerini yasaklıyor. Bu nedenle Yamaha’nın patentinin tamamen mekanik prensiplerle çalışacak şekilde tasarlandığı anlaşılıyor. Sistemin pistte uygulanabilirliği, homologasyon ve dayanıklılık testlerinden geçmesine bağlı olacak.

Patent alınması, sistemin kısa vadede yarış motosikletinde kullanılacağı anlamına gelmese de Yamaha’nın şasi geliştirme yönelimini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle V4 motor projesiyle birlikte arka şasi mimarisinin yeniden ele alınması, bu tip yenilikçi çözümleri gündeme taşıyor.

Şampiyona perspektifi

Yamaha’nın son yıllarda Ducati ve Aprilia karşısında yaşadığı performans açığı, yalnızca motor gücüyle açıklanmıyor. Arka tutunma ve hızlanma fazındaki eksikler, tur zamanlarına doğrudan yansıyor. Değişken geometriye sahip bir salıncak, bu açığı kapatma yönünde stratejik bir adım olabilir.

Ancak sistemin gerçek etkisi, pist testleri ve yarış koşullarındaki veri analiziyle netleşecek. Geliştirme sürecinin uzun soluklu olması bekleniyor.

Mekanik yaratıcılık geri dönüyor

MotoGP’de aerodinami ve elektronik sistemlerin ön plana çıktığı bir çağda, Yamaha’nın şasi temelli yenilik arayışı dikkat çekici. Değişken kırılma açısına sahip salıncak konsepti, aktif sistemlere başvurmadan dinamik karakter değişimi yaratmayı hedefliyor. Eğer pist üstünde beklendiği gibi çalışırsa, bu patent yalnızca Yamaha için değil, tüm padok için yeni bir teknik referans noktası olabilir. Önümüzdeki test dönemleri, bu konseptin yarış motosikletine ne kadar yakın olduğunu gösterecek.

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!